21/5/2007 - benim böle bir dostum var ....ya sizin...
Çok samimi iki dost vardı.Fakat biri çok kurnaz,atılgan hareketli diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi.
Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister.Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.
Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir bağ vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde saf olanın işleri bozulur. Ve birden arkadaşı aklına gelir... (Ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının iş yerine gider ve kendine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez.Bizim ki binpişman ve üzüntü içinde geri döner. Birgün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizim ki yaşlı adama acır, istediği ilaçları alıp yaşlı adama verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artık çok zengindir. Biraz da arkadşına olan kırgınlığıyla arkadaşının iş yerinin karşısından bir ev alır ve yerleşir. Birgün kapısına yaşlı bi kadın gelir, kadın çok aç olduğunu kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır, karnını doyurur. Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemeklerini yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bi süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bi kız bulup evlenmesini söyler. Bizim ki öyle bi kıza nasıl ulaşacağını, kendisine uygun tanıdığı olmadığını söyler. Yaşlı kadın ona uygun bi kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucu evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır.. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir. Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişamlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim. Çünki biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de arkadaşıma kızmıyorum çünki biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim dostum vardı. İşlerim bozulduğunda para istedim, bütün parasını verdi. Sonra nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin sebebi o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı. (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, arkadaşımı kendi elimde çalıştıramazdım o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Günün birinde evine gönderdiğim kadın da benim yaşlı annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlendiği kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesi için ben ikna ettim. Herşey senin içindi...
Hikayeden alınacak anafikir : İnsan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz.. Tüm yakınlık duyduklarınıza birde bu gözle bakın.. Siz farketmeden sizin için kimbilir neler yaptılar. [sadece sizin için]
öylesine yorgunum ki anlatamam ...ama sadece fiziki yorgunluk değil,ruhumda çok yorulmuş...saatlerce yatmak,uyumak istiyorum ...hiç bir şey düşünmeden...35 yaşındayım ama kendimi şu an 55 yaşında gibi hissediyorum..acaba kısmet olur da bi 55 yaşına geldiğimde ne olacak bilemiyorum ...kadın olmak yoruyor biliyorum...evin eksikleri,ertesi günün yemeği,temizlik,çocuklar,aranızı iyi tutmak zorunda olduğunuz aile bireyleri[kaynana ve kendi aileniz] sevdiğiniz fakat bir türlü zaman ayıramadığınız dostlerınız,eşinizve birde iş hayatınız var ...bu yoğunluk arasında kendimi unutuyorum bazen ...bir de ben varım..bağırmak istiyorum avazım çıktığı kadar ...ben varım ben ...bende sizin kadar can sizin kadar şevkate ve sevgiye muhtacım ...insanım çünkü...benim gibi hisseden binlercesi var biliyorum ...niye bilmiyorum ruhumdaki boşluğu dolduramıyorum ...ne olduğunu bilsem çözüm arayacağım ,bilinmeyeni aramak ne zormuş meğer...o boşluğu bulduğum zaman dolduracağım ve sizinle paylaşacağım ...ama şimdilik herşeye, herkeze,ammannnnbeeee
anneler günün kutlu olsun dedim ve yarım saat oturup geldim ...çünkü gözyaşlarına dayanamadım...içimden sana seni çok seviyorum annem benim demek geldi ama diyemedim ...niye biliyormusun...çünkü demiş olsaydım eğer boğazımı sıkan yumruk yeter artık deyip bağıra bağıra ağlayacaktım....eşimin yanında, kızımın yanında böle olsun istemedim..anneeee artık seni anlıyorum biliyormusun..niçin onca çilelere hep sizin için katlandım dediğini anlıyorum...niye en ufak bişeyde ağladığını anlıyorum....ve en ufakbir sesimin yükselmesinde gözlerindeki yaşın dolu dizgin aktığını biliyorum annem ...çünkü bende anneyim ve çocuklarım büyüyor ...daha senin kadar büyütemedim çocuklarımı ama ben şimdiden en ufak şeye ağlar oldum annem ...anneeeee ben varya bunları yazarken bile ağlıyorum ..üstelik karşımda sen yoksun ,bide sen olsan varya.... kimse tutamaz beni ....öyle bir ağlarımki [bilen bilir mesela..tulu iyi bilir
]bağıra bağıra ...hatta tabiri pekde caiz gibi değil ama ...anıra anıra ağlarım anne ...anne seni çok ama çok seviyorum ...sensizliği düşünemiyorum bile ...allah seni bizlere bağışlasın annem ,sağlık ve sıhhat versin annem,allahım sana hayırlı ömürler versin annem.
anne kızım bana anneler günü için mektup yazmış. ne diyor biliyormusun ...anne sakın ölme ...ben sensiz ne yaparım ,hep yanımda ol anne sigara içme anne diyo...tabi ben yine ağlamaya başladım annem..sen hem benim hemde kızımın annesisin anneler günün kutlu olsun annecim benim ...bu arada ben hala ağlamaya devam ediyorum ...niye biliyomusun ...hani sen bilirsin benim kankam varya anne...onun canı kanı biricik annesi yok ...ölmüş ...allah rahmet eylesin...hep aklıma o geliyo...annesizliği en derin ve acı yaşayanlardan biri de odur herhalde ...onada ağlıyorum annecim ....allah onun annesini aldı ama inşalla seni başımızdan uzunca bir süre eksik etmez .....